Tuesday, Dec 06th

Last update03:41:35 AM GMT

You are here:: Home

Kadınların Kararı Yazgıları Olacaktır

Kadınların Kararı Yazgıları Olacaktır

Kadın erkek ayırımcılığı yaptığımdan değil. Ama eğer kadınlar “Hayır” derse, 12 Eylül’de oylanan Anayasa ölü doğar. ...

Kanun Kaçaklarının Sığınma Evi

Kanun Kaçaklarının Sığınma Evi

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne hakaret ediyor falan demeyin. Çünkü bu iktidar zamanında TBMM’si yalancıların, dolandırı...

Teşekkürler Hayat

Teşekkürler Hayat

“Ömür” dediğin, doğumla ölüm arasındaki yolculuk. Bir bilinmezden gelip, bilinmeyen bir bilinmeze dönüş serüveni bir b...

YAZI-MAKALE

left direction
right direction
Kadın erkek ayırımcılığı yaptığımdan değil. Ama eğer kadınlar “Hayır” derse, 12 Eylül’de oylanan Anayasa ölü doğar.  Kadınlar çocuk doğurma veya doğurmama hakkını kazanmış ve yasalarımıza koydurmuştur.  Dolayısıyla dış güçlerin iğfal ettiği babası belli olmayan bu Anayasa’yı kabul etmemek kadınların en doğal hakkıdır.  İş ki kurulan kapandaki peynirin cazibesine kapılıp “Evet” demesinler.  Bu Anayasa, kadınların kazanılmış hak ve özgürlüklerini geri almakla kalmayıp, devamında kadınları köle yapacak yasalar çıkarmasına da olanak verecektir.  Bilindiği gibi, daha önce kadınların aleyhine olarak hazırladıkları kanunlar, yüksek mahkemelerce iptal ediliyordu. Bu Anayasa ile yargıyı ve yüksek yargıyı da ellerine geçirecekleri için, her bir kadını köle, her bir kadını cariye, 13-14 yaşındaki çocuklarımızı da kendilerine 2 nci, 3 cü eş yapmayı yasallaştırma imkanı bulacaklardır.  Kadınları sosyal hayattan koparıp evlere kapatmaları, çocuk doğurma makinesine döndürmeleri, hatta 3 çocuk doğurmayan kadınları cezalandırmak için, kanunlara cezai müeyyideler koymaları bile olasıdır.  Dikkat edin; Başbakanın sol tarafına dönüp “kadınların hak ve özgürlüklerini genişlettik” derken, sağ tarafa dönüp “Kadınla erkek eşit değildir” diyerek kendi kendisini yalanlaması bundandır.  Bu anayasanın kabulü önce ülkemizin, sonra da kadınların ileriye gidişinin sonu, çağdaşlıktan geriye dönüşün de başlangıcı olacaktır. Ama, altını çizerek vurgulamalıyım ki, sonuçta uzun vadede bütün kadınlar zarar görse de, ilk darbeyi yiyen ve en çok ezilenler “Evet” diyen kadınlar olacaktır.

Şu anda Türkiye’de oynanan oyunun senaryosu dış güçler tarafından yazılmış, roller d...
“Ömür” dediğin, doğumla ölüm arasındaki yolculuk. Bir bilinmezden gelip, bilinmeyen bir ...
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 33. Kurultayında “Kemal Geliyor” pankartları, Kılıçtaroğlu’nun Ecevit kasketi giymesi  ve Rahşan Ecevit’in yanına oturması sanırım dikkatlerden kaçmamıştır. Bir kişinin karısı / kocası olmak o insanı güvenilir ve saygıdeğer yapmaz. Herkes bunu kendi kimliği ve kişiliği ile kazanmalıdır.  Rahşan Ecevit’in hizipçilik ve ayrıştırıcılıktan öte bu memlekete nasıl bir hizmeti olmuştur? Bilmiyorum. Olaylar sanki çok dürüst bir insan olan Kılıçtaroğlu’nun, henüz fark edemediği, birilerinin olmasını istediği şekilde oluşturuluyor gibi geliyor bana; umarım yanılıyorumdur (Şimdi ‘kovana çomak sokmanın alemi yok’ falan demeyin. Bizzat içinde yaşadığım 11’ler olayını, 28 sene sonra Demirel’e en yakın bürokratın tezgahladığını kendi kaleminden okusaydınız / okuduysanız bana hak verirsiniz.  Aşağıda o konuya da değineceğim).  Son 8 yılda taarruza geçen iç ve dış düşmanların işbirliği yaparak, halkı korkutup sindirdiğini, dinci bir yönetime doğru gidildiğini ve etkin bir muhalefet yapılmadığı için de, Türkiye’nin çağdaş, laik, ve demokratik bir hukuk devleti olmasından yana olan herkesin, Mustafa Kemal gibi yeni bir kurtarıcı çıkması için yanıp-tutuştuğunu biliyorum.  Son zamanlarda “Bir daha çık gel Samsun’dan, sarı saçlı mavi gözlüm” feryatlarını herhalde duymayan kalmamıştır.  Kurultaydaki pankartlara “Kılıçtaroğlu Geliyor” yazılmamasının nedeni, sanırım 7 harften tasarruf etmek için değildi.  “Kemal Geliyor” demekle, halk üzerinde Mustafa Kemal gibi bir kurtarıcı geliyor umudu yaratılmaya çalışılmış, etkili de olmuştur. Ama beklentinin bu denli büyük tutulması, karşı devrimcilerin eline Mustafa Kemal’le, Kemal Kılıçtaroğlu’nu kıyaslama imkanı da vermiştir.  Nitekim köşe yazarları “Lider dediğin…” diye başlayan yazılar yazmaya başladılar bile. Bu büyük haksızlıktır.  Çünkü Mustafa Kemal’in Kurtuluş savaşını yaptığı devir ile, Cumhuriyet’i kurduğu Türkiye ile, bugünün global dünyasındaki Türkiye arasında karşılaştırılamayacak koşul farklılıkları vardır.

Bülent Ecevit, siyasi yaşamında birçok ilklere imza atamış bir politikacıdır. Parti içi m...
98 SENELİK KOCA ÇINAR, NAİL ÇAKIRHAN O bir şair.. O bir yazar.. Devrime bir ömür ve...
İstifa açıklamasının devamında da, “Bu olayda ve bugüne kadar bütün iyi kötü günleri...
“Yaşlılara Saygı Haftası”  ismi bile, yaşlılara yapılan büyük bir haksızlık ve ...

Kırmızıya Yasaklı Yıllar

Kırmızıya Yasaklı Yıllar

Bayramları sevmem ben.  Çocukluğumda, kendimi eksik hissettiğim ve belki de, “bayram çocuğu” olamadığım için sevmedim.  Hiç kırmızı pabuçlarım olmadı ...

Devamını oku...

Daily Motion'dan SEÇTİKLERİM

Yeni Girenler

Rastgele bir video

Videoyu Görüntüle
Oylandı 0.00
3718 Görüntüleme

Son Yorumlar

  • Merhaba Yüksel hanım, Facebook tan tanışıyoruz.Tes... Devamı...
    Yorumlayan:
  • önce bir mealli kuran alınız hanımefendi oturun ve... Devamı...
    Yorumlayan:
  • çok beğendim şiiri, tankut abinin öldüğü zamanı ha... Devamı...
    Yorumlayan:
  • YÜKSEL HN. SİZİ TANIMAKTAN DOLAYI ÇOK MUTLUYUM...A... Devamı...
    Yorumlayan:
  • uy da ne cüzelyazmışsun daaaa.... Devamı...
    Yorumlayan:
  • günaydın YÜKSEL seni ziyaret eder gibiyim seni tan... Devamı...
    Yorumlayan:
  • Döktürmüşsünüz yine duygularınızı. Yüreğinize, kal... Devamı...
    Yorumlayan:

Şiir Videolarım